İcra takibi, alacağın devlet eliyle zorla tahsil edilmesini sağlayan yoldur. Takibin türüne göre süreler ve izlenecek yol değişir. Bu yazı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) temel işleyişini genel hatlarıyla anlatır.
İcra takibi türleri
- İlamsız takip: Mahkeme kararı olmadan, genel haciz yoluyla başlatılır. Borçluya ödeme emri gönderilir.
- İlamlı takip: Mahkeme kararına dayanır. Borçluya icra emri gönderilir.
- Kambiyo senetlerine özgü takip: Çek, bono ve poliçeye dayanır. Süreler daha kısadır ve itiraz sebepleri sınırlıdır.
- Kira alacağı ve tahliye takipleri: Kira bedelinin ödenmemesi veya tahliye taahhüdü gibi durumlarda özel ödeme emri ile yürütülür.
Ödeme emri tebliğ edildiyse ne yapılmalı?
İlamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca itiraz edebilir (İİK m.62). Bu süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz isteyebilir. Kambiyo senetlerine özgü takipte ödeme süresi 10 gün, icra mahkemesine şikâyet ve itiraz süresi 5 gündür (İİK m.168).
Sürelerin tebliğ tarihinden başladığını unutmamak gerekir. Tebligat elektronik yolla yapıldıysa, bildirimin ulaştığı tarih esas alınabilir; bu nedenle e-tebligat adresinizi düzenli kontrol edin.
İtiraz edilirse takibe ne olur?
Borçlunun itirazı takibi durdurur. Alacaklının önünde iki yol vardır:
- İtirazın iptali davası (İİK m.67): İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede açılır. Borçlunun itirazı haksız bulunursa icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Ticari nitelikteki para alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu olabilir.
- İtirazın kaldırılması (İİK m.68): Alacak imzalı bir belgeye dayanıyorsa, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesinden istenebilir.
Haciz ve satış aşaması
Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz talep eder. İlamsız takipte haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.78); süresinde haciz istenmezse dosya işlemden kaldırılır, takip yenileme talebiyle yeniden işleme konulabilir. Satış talebi ise, 30 Kasım 2021'de yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun sonrasında yapılan hacizlerde taşınır–taşınmaz ayrımı olmaksızın hacizden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (İİK m.106). Bu süreler kaçırılırsa haciz kalkabilir.
Borçlunun ve ailesinin zorunlu ev eşyası gibi bazı mallar haczedilemez (İİK m.82). Maaş ve ücret haczi de kanunla sınırlandırılmıştır.
Borçlunun başvurabileceği hukuki yollar
- İcra mahkemesine şikâyet (İİK m.16): Usule aykırı işlemlere karşı, işlemi öğrenmeden itibaren 7 gün içinde yapılır.
- Menfi tespit davası (İİK m.72): Borçlu olmadığının tespiti için açılır. Takipten sonra açılan davada, mahkeme teminat karşılığında icranın geri bırakılmasına karar verebilir.
- İstirdat davası: Zorunlu olarak ödenen paranın geri alınması için açılır ve kanunda öngörülen süreye tabidir.
- Haczedilemezlik şikâyeti: Haczedilemeyecek bir mala haciz konulduysa icra mahkemesine başvurulur.
İflas ve konkordato
Tacir borçlulara karşı iflas yoluyla takip yapılabilir. Mali durumu bozulan borçlu ise mahkemeden geçici mühlet isteyerek konkordato sürecine başvurabilir. Bu süreçler teknik ve süre bakımından hassas olduğundan, hukuki destekle yürütülmelidir.
Sık yapılan hatalar
- İtiraz süresini kaçırmak
- Tebligatı gözden kaçırmak veya e-tebligat adresini takip etmemek
- Haciz ve satış taleplerini süresinde yapmamak
- Haczedilemeyecek mal veya gelir için şikâyet hakkını kullanmamak
Ne zaman avukata başvurmalı?
Size bir ödeme emri, haciz bildirimi veya icra emri tebliğ edildiyse, süreler dolmadan bir avukatla görüşmeniz önerilir. Alacaklı iseniz de takibin doğru türde ve doğru yetkili icra dairesinde başlatılması sonucu doğrudan etkiler.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Av. Merve ERKOCA
Ankara Barosu'na kayıtlı avukat. ERKOCA HUKUK & DANIŞMANLIK bünyesinde gayrimenkul, ticaret ve icra hukuku başta olmak üzere bireylere ve şirketlere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.
