İçeriğe geç
Yenimahalle / Ankara
ERKOCA HUKUK & DANIŞMANLIK Av. Merve ERKOCA
İcra ve İflas Hukuku

Menfi Tespit Davası: Borçlu Olmadığınızı Nasıl İspatlarsınız?

Borcunuz olmadığı hâlde icra takibiyle karşılaştıysanız menfi tespit davası açabilirsiniz. İİK 72'ye göre süre, teminat, arabuluculuk ve tazminat kuralları.

Av. Merve ERKOCA Av. Merve ERKOCA · 5 dk okuma

Borcu olmadığını düşündüğü bir alacak için icra takibine muhatap olan ya da ileride takip edilmekten çekinen kişi, yalnızca icra dairesindeki itiraz imkânına bağlı değildir. İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 72, borçluya mahkemeden "bu borçtan sorumlu değilim" tespitini isteme hakkı tanır. Bu davaya menfi tespit davası, borç ödendikten sonra paranın geri istenmesine yönelik olanına ise istirdat davası denir.

Bu yazıda davanın ne zaman açılabileceğini, takibi durdurup durdurmadığını, arabuluculuk şartını ve davanın sonunda doğabilecek tazminatları ele alıyoruz.

Menfi tespit davası nedir?

Menfi tespit davası, borçlunun belirli bir borcun hiç doğmadığını, sona erdiğini ya da takipte istenenden daha az olduğunu mahkemeye tespit ettirdiği davadır. Örneğin borç daha önce ödenmiş, senet teminat amacıyla verilmiş, imza borçluya ait değil ya da alacak zamanaşımına uğramış olabilir.

İİK m. 72/1'e göre borçlu bu davayı icra takibinden önce de takipten sonra da açabilir. Takip kesinleşmiş olsa bile dava açmak mümkündür; çünkü bu dava icra dairesindeki itirazdan bağımsız bir genel mahkeme davasıdır. İspat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır; ancak borcun ödendiğini ileri süren borçlu bunu kendisi ispat etmelidir.

Takipten önce ve sonra açılan dava arasındaki fark

Davanın ne zaman açıldığı, özellikle tedbir imkânı bakımından sonucu değiştirir:

  • Takipten önce açılan davada mahkeme, borçlunun talebi üzerine ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verebilir. Bunun için borçlunun alacağın en az yüzde on beşi oranında teminat göstermesi gerekir (İİK m. 72/2).
  • Takipten sonra açılan davada takip ihtiyati tedbirle durdurulamaz. Borçlu ancak yine en az yüzde on beş teminat göstererek, icra veznesine giren paranın dava sonuçlanana kadar alacaklıya ödenmemesini isteyebilir (İİK m. 72/3).

Uygulamada bu fark önemlidir: takip başladıktan sonra dava açmak, haciz ve satış işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde süresi içinde icra dairesine itiraz etmek çoğu zaman ilk ve en hızlı savunma aracıdır.

Menfi tespit ile itirazın iptali davası arasındaki ilişki

İlamsız takipte borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur ve alacaklı itirazın iptali davası açabilir. Menfi tespit davası ise borçlunun açtığı davadır. Borçlu süresinde itiraz etmemişse ya da itirazı kaldırılmışsa takip kesinleşir; bu durumda borçlunun elinde kalan başlıca yol menfi tespit veya ödeme yapılmışsa istirdat davasıdır. Genel işleyiş için icra takibi rehberimize de göz atabilirsiniz.

Görevli ve yetkili mahkeme

Görevli mahkeme, borcun kaynağı olan hukuki ilişkiye göre belirlenir:

  • Genel kural olarak asliye hukuk mahkemesi (HMK m. 2),
  • Ticari dava niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesi,
  • Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi (HMK m. 4),
  • Tüketici işlemlerinden doğanlarda tüketici mahkemesi,
  • İş ilişkisinden doğanlarda iş mahkemesi.

Yetkili mahkeme bakımından İİK m. 72 özel bir seçenek tanır: dava, takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde ya da davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Takipten önce açılan davada genel yetki kuralları uygulanır.

Arabuluculuk dava şartı var mı?

Her menfi tespit davası için arabuluculuk zorunlu değildir; bu, uyuşmazlığın niteliğine bağlıdır:

  • Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A). Yargıtay uygulamasında, ticari ilişkiden doğan ve bir para borcuna ilişkin menfi tespit davalarında da bu şartın arandığı görülmektedir.
  • Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda ve tüketici uyuşmazlıklarının bir kısmında da kanunlar arabuluculuğu dava şartı olarak öngörür (HUAK m. 18/B; 6502 sayılı Kanun m. 73/A).

Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilebilir. Bu nedenle dava açmadan önce uyuşmazlığın hangi rejime tabi olduğu dikkatle değerlendirilmelidir.

Dava sonunda tazminat: iki yönlü risk

İİK m. 72, her iki taraf için de tazminat öngörür:

  • Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip durur ve karar kesinleşince icra kısmen veya tamamen iptal edilir. Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine alacaklı, haksız çıkan alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
  • Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ve borçlu ihtiyati tedbir almışsa, tedbir nedeniyle alacağını geç alan alacaklının zararı, yine yüzde yirmiden az olmamak üzere borçlunun gösterdiği teminattan karşılanır.

Yani tedbir talebi, haklılığından emin olmayan borçlu için de mali risk taşır.

Borç ödendiyse: istirdat davası

Tedbir alınmamış ve borçlu takip borcunu ödemek zorunda kalmışsa, menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davası olarak devam eder. Takibe hiç itiraz etmemiş ya da itirazı kaldırılmış borçlu da, borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödediyse, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilir (İİK m. 72/7). Bu davada paranın borç olmadığını ispat yükü davacıdadır. Bir yıllık süre geçmişse, genel hükümlere göre sebepsiz zenginleşme yoluna başvurulması gündeme gelebilir.

Sık sorulan sorular

Menfi tespit davası açmak icra takibini durdurur mu?

Takipten önce açılmışsa ve en az yüzde on beş teminatla tedbir kararı alınmışsa takip durdurulabilir. Takipten sonra açılan davada takip durmaz; yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir.

Takip kesinleştikten sonra dava açılabilir mi?

Evet. Menfi tespit davası takibin kesinleşmesine bağlı değildir. Borç ödenmişse dava istirdat davası olarak sürer.

Hangi delillerle ispat yapılır?

Ödeme dekontları, makbuzlar, ibraname, sözleşmeler, yazışmalar ve ticari defterler başlıca delillerdir. Senede karşı iddialar kural olarak yazılı delille ispat edilmelidir.

Dava harca tabi mi?

Menfi tespit davası, dava konusu borç tutarı üzerinden nispi harca tabidir; dava açılırken peşin harç ve gider avansı yatırılır.

Sonuç

Menfi tespit davası, haksız bir icra takibine karşı borçlunun en güçlü araçlarından biridir; ancak takibi her durumda durdurmaz ve teminat, arabuluculuk ve tazminat gibi kendine özgü kuralları vardır. Ödeme emri tebliğ edildiğinde itiraz süresini kaçırmamak, dava açılacaksa uyuşmazlığın ticari, kira ya da tüketici niteliğini önceden belirlemek ve delilleri baştan derlemek, sürecin sağlıklı yürümesi için belirleyicidir.

Konuya ilişkin örnek dilekçeye Menfi Tespit Davası Dilekçesi Örneği sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Av. Merve ERKOCA
Yazar

Av. Merve ERKOCA

Ankara Barosu'na kayıtlı avukat. ERKOCA HUKUK & DANIŞMANLIK bünyesinde gayrimenkul, ticaret ve icra hukuku başta olmak üzere bireylere ve şirketlere danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

İletişim Bilgileri

Görüşmeler randevu ile yapılır; danışma ücrete tabidir.